23 Mart 2017
Arabistan çöllerinde moda rüzgârı esiyor
11 Mart 2017
Bir yandan dünyadaki yasaklar, baskılar, ayrımcılıklar tavan yaparken, yayıncılık dünyasındaysa cesur girişimler gözleniyor.

Vogue Paris, ilk kez bir ‘trans’ modeli kapağına taşıyarak önemli bir söylemde bulunurken, dergicilik dünyasına yepyeni bir heyecan dalgası getiren Vogue Arabia’nın (Arabistan) çıkışı da sektörde oldukça önemli bir adım olarak görülüyor.

Dergi, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Umman’da satışta.

Evet, Arap dünyasının Vogue’u ve aslında Ortadoğu bölgesinin de temsilci Vogue’u, uzun süredir merakla beklenmekteydi. Vogue Türkiye’nin çıkışı, bölgeye ilk adım atış olmuştu aslında... Ancak Vogue Arabia’nın çıkışı, küresel perakende sektörünün ticari anlamda umutlarını bağladığı, son 2-3 yılı ekonomik krizle geçiren birçok mağazanın Arap turistler ve bölgedeki satışları sayesinde ayakta kaldığı göz önüne alınınca son dönemdeki en heyecanlı proje haline geldi.  Eh, ne de olsa 250 milyonluk bir kadın nüfusundan ve 21 ülkeden bahsediyoruz..

Prenses Deena Abdülazziz

CESUR BİR YAYIN YÖNETMENİ

Tabii ki projenin bu denli heyecanlı hale gelmesinde, genel yayın yönetmeni olarak göreve başlayan Prenses Deena Abdülaziz’in rolü de büyük. Başka herhangi biri bu projeyi merakla beklenir hale getiremezdi açıkçası. Çünkü Abdülaziz bölgeden çıkan ve hem kendi bölgesini en modern şekilde temsil eden hem de Avrupa ve Amerika moda sahalarında uzun süredir varlık gösteren yegâne kişi... Bu bölgeden çıkan, Arap kadınını klişe imajı haricinde yansıtabilecek, kültür zenginliği, moda bilgisi ve tutkusuyla bölgesindeki kadınlara her daim ilham olmuş biri. Bölgenin kadınını, önyargılara rağmen dünya moda arenasında uzun süredir kendi personası ve vizyonuyla temsil etmekteydi zaten.

Fikirlerini yüksek sesle söylemekten çekinmeyen, cesur ve vizyon sahibi bir profil. Dünya moda tarihine hâkimiyeti  şu ana kadar Vogue Arabia için gerçekleştirdiği dijital projelerde ve henüz ilk sayısı çıkan basılı dergide kendini hissettirmekte. Hatta Doğu’nun sofistike ve ağırbaşlı şıklık anlayışından dolayı Batı ülkelerindeki kadınların da Vogue Arabia’yı almaları ve takip etmeleri hayalleri arasında.

FARKLILIKLARIN SESİ OLACAK

Stili gibi renkli kişiliğiyle de bilinen Abdülaziz, 1998’de Suudi Kraliyet Ailesi’nden Sultan bin Fahad bin Nasser’le evlenerek ‘prenses’ oluyor. Gençliği, Riyad’da  Batı dünyasının moda dergilerini ve moda, sanat tarihi kitaplarını adeta ezberleyerek geçiyor. Modaya olan tutkusuyla dünya moda arenasında var olabilmek için perakende sektörüne giren Abdülaziz, bu şekilde sevdiği ve ilham aldığı  tasarımcılara ve onların koleksiyonlarına ulaşarak ülkesine getiriyor, moda endüstrisinin içerisine adım atıyor. Bu sayede bölgedeki ticari akış üzerinde de birinci elden bilgi ve tecrübe sahibi oluyor.

Zaten Avrupa ve Amerika kökenli lüks markaların Ortadoğu bölgesine karşı genellemelere dayanan topyekün anlayışları ve bölgeye olan uzaklıkları, buradaki farklılıkları ve katmanları anlayabilmelerini oldukça kısıtlı ve zor hale getirmekte.  Bu noktada Deena, aynı ülkedeki iki kent Riyad ve Cidde’nin stillerinin bile ne kadar farklı olduğunu net bir şekilde ifade ediyor. Ve Vogue Arabia’nın bu noktada önemli bir misyonu yerine getireceğini belirtiyor. Bölgedeki farklılıkların sesi olacaklarını vurguluyor.

Dünyanın en köklü moda ve stil dergilerinden Vogue’un ilk Arapça edisyonu geçen hafta yayımlandı. Vogue Arabia’nın kapağında Filistin kökenli model Gigi Hadid yer alıyor. Derginin Yayın Yönetmeni Prenses Deena Abdülazziz, bölgedeki farklılıkların sesi olacaklarını vurguluyor.

GIGI HADID KAPAKTA

İlk basılı sayı için, her daim yakaladıkları farklı perspektifleriyle ünlü fotoğrafçılar Inez&Vinoodh ikilisini tercih eden Abdülaziz, kapak modeli olarak Filistin kökenli Amerikalı top model Gigi Hadid’i kapağa taşımış. Elbet Deena’nın giydiği de ateşten bir gömlek. İlk kapak fotoğrafı için Filistin asıllı Amerikalı top model Gigi Hadid’in seçilmesi eleştirilere neden oldu. Hadid’in Müslüman dünyayı temsil etmemesi  ve kapakta kullanılan işlemeli çarşafın bu şekilde yorumlanması da tepkilerin büyümesine sebep verdi.

 Çekimine yönelik eleştiriler bir yana, bölgeden ve tüm dünyadan Deena’ya ilgi ve destek büyük... Üzerine aldığı görevin sorumluluğunun bilincinde. Daha şimdiden bölgenin kadın imajını ve algısını ilham verici bir bakış açısıyla sunmaya cesaret ettiği ve kendi deyimiyle bunun için ‘savaştığından’ dolayı gözler üzerinde. Bakalım Vogue Arabia yolculuğunda Deena’yı neler bekliyor, ileriki sayılarda hep beraber göreceğiz.