19 Aralık 2017
Bir deneyim başarısızlıkla sonuçlandı diye neden evrenin mucizelerine kendimi kapatayım? Aşk dünyanın en güzel şeyi...
Hakan GENCE hgence@hurriyet.com.tr
18 Mart 2017
Onda ‘büyülü’ bir şeyler var; bir gülüşüyle masum, bir bakışıyla seksi olabiliyor. Kısa sürede ekranın aranan yüzlerinden biri haline gelen Birce Akalay’la yeni dizisi ‘Hayat Bazen Tatlıdır’ için buluştuk. Akalay, bir süre önce yaşadığı ayrılığı ve sonrasında hissettiklerini açıkyüreklilikle anlattı.

Son görüşmemizin üzerinden bir sene geçti. Bu geçen senede eşiniz Sarp Levendoğlu ile ayrıldınız. İnsan ayrılık sonrası kendini aşka kapatıyor mu?

- Yok canım, niye kapatsın? Aşk dünyanın en güzel şeyi. Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Bir dağ yüzünden ben neden evrenin mucizelerine küseyim? Bir deneyim başarısız sonuçlandı diye diğer insanların ve yeni deneyimlerin hakkını yiyemeyiz ki... Hepimizin parmak izi farklı.

İnsan ayrılıkla birlikte bir yıkım yaşamıyor mu?

- Unutma ki hayatta ölüm var. Yakınımızı kaybettiğimizde hissettiğimiz büyük bir boşluktur. Orayı zamanla doldururken de bir şeyler öğreniriz. Bu sebeple buna hayal kırıklığı, güvenimin sarsılması ya da yıkım diyemem.

Content Video - Birce Akalay, Hakan Gence'ye konuştu

Lafı dolandırmadan sorayım; çıkan aldatılma haberleri doğru muydu? 

- Bazı hikâyeler vardır, kendini içinde daha fazla görmek istemezsin. Bu bazı dedikodular için de geçerlidir. Olayda adı geçen insanlar günün sonunda tanınan kişiler, e biz toplum olarak okumayı çok sevmiyor ve insanları manşetlerle kolaylıkla yargılayabiliyoruz. Bu sebeple ne ben kimseye zarar vermek isterim ne de kimse bana zarar versin isterim. O yüzden susmak iyidir. Birileri bir şeyler duymuş, konuşmuş olabilir. Havada bir sürü konuşma baloncukları var gibi düşün... Hepsini cevaplamaya kalkarsam ruhum yaralanır ve kendime saygım kalmaz, çok yorulurum.

İnsan birlikte anılmak bile istemez bazen

Evliliğin bitiş sebebi; aşkın bitmesi mi, ihanet haberleri mi yoksa başka bir şey mi?

- D şıkkı; hepsi.

Ayrılık sonrası arkadaş kalanlardan mısınız?

- Yaşadığın köklü şeyler sonunda köklü zararlar görmüşsen, köklü bir şekilde de bitirirsin her şeyi. Yeni bir sayfa açarsın. İnsan birlikte anılmak bile istemez bazen. Bu anlattığım geçmişte yanlışlara yenilen dostluklarım için de geçerli.Sosyal medyada kolunuzdaki bir dövmeyi sildirirken çekilmiş bir fotoğrafınız var.

Eski eşinizin ismini yazan dövmeyi mi sildirdiniz?

- Evet.

Bir daha bir erkeğin ismini kolunuza yazdırır mısınız? 

- Yazdırmam herhalde.

Tanınan isimler, ilişkileri bittikten sonra sürekli bu konuyla ilgili sorularla karşılaşıyor. Zor mu bu durumla başa çıkmak?

- Çok zor tabii. Ben de kapandım. Ne diyeceğini bilemiyorsun, söylediklerin farklı algılanabiliyor endişesi bir yandan...

Ayrıldığınız insanı sürekli gazetelerde, televizyonlarda görmek yaralayıcı mı? 

- Mesleki handikap bu. Bu da böyle, bir gün insanlar unutacak diyorsun. Bazı şeyler memleket meselesi haline geliyor. Gündem bu kadar karışıkken bizim özel hayatlarımız o kadar değerli değil bence. 

Ben bir Cumhuriyet kadınıyım, Ata’ya düşkünlüğümü herkes bilir

Dizinizin adı ‘Hayat Bazen Tatlıdır’, sizin için hayat şimdi nasıl?

- Tatlı, güzel... Üretiyorum, güzel yol alıyorum. Bir yerlere gelmek için kimsenin kafasına basmıyorum. Vicdanlı ve iyi insan olarak yürümeye çalışıyorum.

Son dönem sosyal medyadaki paylaşımlarınızda bol bol ‘Atatürk’ vurgusu var. Neden?

- Kalbimden öyle geliyor. Ben bir Cumhuriyet kadınıyım, Ata’ya düşkünlüğümü herkes bilir. Şimdi de içgüdüsel olarak bunu daha çok paylaşmak istediğim bir zamandayım.

Bugün ülkeye dair neler canınızı sıkıyor?

- Sevgisiziz, anlayışsızız, birbirimizi sevmiyoruz, birbirimize yoldaş olmuyoruz. Tarih boyunca herkes bu topraklarda tüm farklılıklarına rağmen bereket ve huzur içinde yaşamış. Şu an bu bereketi elimizin tersiyle itiyoruz. Birbirimize, fikirlerimize, duygularımıza, yaşama biçimimize hiç saygı göstermiyoruz. Bu yüzden ilerleyemiyoruz. Bu da beni üzüyor.

Neden böyle olduk?

- Çağın sıkıntısı herhalde. Hiçbir zaman sağcı, solcu diye kategorize etmedim kimseyi. Yalnız sanırım artık uçlar sivrildi. Sol merkez hâlâ naifliğini koruyor ama mesela Trump gerçeği var artık. Aşırı sağ liderlerinin yükselişe geçtiği, genel olarak tehlikeli bir dönemdeyiz. Maalesef böyle dönemler sonrasında da hep savaşlar olmuş. Korkuyorum ama umutluyum.

 

İnsanlara hızlı ve fazla güveniyorum

Çabuk hevesleniyor ve şelale gibi akıyorum. Üzerine uzunca düşünmek gereken konularda hissi davranıp kendime zarar verebiliyorum. İnsanlara hızlı ve fazla güveniyorum çünkü. Bu en büyük defom.

 

Sakatlanmasa balerin olacaktı

Birce Akalay, dört kuşak İstanbullu bir ailenin tek çocuğu. Annesi gayrimenkul değerleme uzmanı. Babası Türkiye’ye ilk klimayı getirenlerden biri. Birce Akalay, dört yaşında baleye başladı, 16 yaşında sakatlanana kadar da bale yaptı. Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde tiyatro okudu. İstanbul Üniversitesi’nde tiyatro eleştirmenliği ve dramaturji eğitimine başladı, iki sene sonra dondurdu. Verdiği arada 2004 Türkiye Güzellik Yarışması’na katıldı ve üçüncü oldu. Sonra Haliç Üniversitesi Konservatuvarı’ndan mezun oldu. Yüksek lisansını da iş temposu yüzünden dondurmuş vaziyette. Ekran yolculuğuna 10 yıl önce ‘Kader’ dizisiyle başladı. Ardından ‘Yer Gök Aşk’, ‘Küçük Ağa’ gibi projeler geldi. En son ‘Deliormanlı’ filminde oynadı.