19 Aralık 2017
Gülcan Arslan: Enerjimi Karadeniz'den almışım
20 Mart 2017
“Ölene Kadar”ın Beril’i Gülcan Arslan, InStyle için modellik yaptı, sezonun renkli parçalarıyla poz verdi. Arslan, çekim sonrası ise Karadeniz’in karakteri üzerindeki etkilerinden Metin Anter’le ilişkisine, hayatının bilinmeyenlerini anlattı.

◊ Çocukluğunuzun Sakarya’da geçtiğini biliyoruz. Metropol hayatından uzakta yetişmek karakterinize nasıl etki etti?
- Büyük şehrin yalnızlığında yetişmiş bir çocuk olmadığım için şanslıyım. Hem deniz kenarında hem de doğanın içinde olmak aklıma geldikçe hâlâ beni mutlu ediyor. Sakarya’da metropol hayatının getirdiği korkutucu düzenden uzakta, insanlara güven duyarak büyüdüm. O nedenle kimseye endişe dolu ya da panik halde yaklaşmıyorum. Sanırım karakterimdeki en önemli etkilerinden biri bu.
◊ Üç çocuklu bir ailenin en küçüğü, aynı zamanda da en muzırıymışsınız! Nasıl bir aileydi sizinkisi?
- En muzırı mıydım bilmiyorum ama en değişiği hâlâ benim galiba (gülüyor). Zamanının sıradan bir ailesiydi bizimkisi. Kalabalık olması çok keyifli ve güvende hissettirdi hep. Çok şükür ki bugün de yanımdalar.
◊ Lise çağında büyük şehre yerleşme isteğinizin sebebi neydi?
- Okulum buradaydı. Zamanla İstanbul sizi kendine aşık ediyor, ondan vazgeçemiyorsunuz. Ben anı yaşamayı seviyorum, hedefler koyup her birine ulaşmak için planlar yaparak hayatıma yön vermiyorum.
◊ Tam bir Karadeniz kızı olduğunuzu ifade etmişsiniz. Bölge kadınlarının hangi özelliklerini yansıttığınızı düşünüyorsunuz?
- Karadeniz kızlarının en belirgin özellikleri, heyecanlı, neşeli ve canlı kişiliklere sahip olmalarıdır. Bir olayı anlatırken onu yaşar, dinleyene de yaşatırlar. Galiba benim yöreden aldığım da bu hayat enerjisi.

İÇ SESİM BENİ BUGÜNE
KADAR HİÇ ÜZMEDİ
◊ Hayatınızla ilgili tüm kararları hep aniden mi verirsiniz?
- İç sesimi dinlemeyi seviyorum. Bugüne kadar da beni hiç üzmedi!
◊ “Bir Çocuk Sevdim” dizisi, kariyerinizin dönüm noktası olarak görülüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Evet, gerçekten dönüm noktası. Kendimi keşfettiğim ve ifade edebildiğim bir projeydi.
◊ Oyunculuk, her bireyin hayal gücü ve yeteneğini farklı şekillerde konuşturduğu bir alan. Siz canlandırdığınız rollere Gülcan Arslan’dan neler katıyorsunuz?
- Role kendimden katacaklarım değil de karakterden kendime katacağım şeyler oluyor. Onlar için bir çalışma yapıyorum.
◊ “Ölene Kadar”da canlandırdığınız Beril, aşık olduğu adamın suçsuzluğuna inanmamayı seçerek çocukluk arkadaşıyla huzura dayalı bir evlilik yapıyor. Siz olsanız ne yapardınız?
- Olumsuz bir şeye inanmak en kolayı gibi geliyor bana. Ben daha çok nedenleri sorgulamayı tercih ediyorum.

30 YAŞINA GELDİM
HÂLÂ KEŞİFTEYİM
◊ İşinizi yapıp özel hayatınıza çekiliyorsunuz. Peki, sizi en çok neler mutlu ediyor?
- Bulunduğum yerden ve sahip olduklarımdan mutluyum. Evde sevdiklerimle vakit geçirmeyi seviyorum.
◊ 30 yaşınızda, kendinizi keşfettiğiniz bir dönemdesiniz. Birkaç sene önceki Gülcan’ın şu ankinden ne gibi farklılıkları mevcut?
- Hâlâ keşifteyim!
◊ İnsanları kolay hayatınıza alır mısınız?
- Hayhay, buyursun gelsin. Geliyorsa bir nedeni vardır, geri çevirmek olmaz. Önyargıyla kimseye yaklaşmam ama hayatımda herkesin yeri başkadır.
◊ Çok iyi yemek yapmak dışında nelere yatkınsınız?
- Güzel yemek yemeyi severim ve bunun için araştırma yapıp bulduklarımı denerim. Çalışırken kendime az zaman ayırabiliyorum ama tatili yakaladığımda seyahat etmek en sevdiklerim arasında.

BİZE HER YER PEMBE

◊ Erkek arkadaşınız aşık Gülcan’ı nasıl betimler?
- Sanırım üç harflik koca bir duyguyu çok ciddiye alıp kurallar koymadan yaşamam olabilir.
◊ Sevgiliniz Metin Anter’in ilk hangi özellikleri sizi etkiledi?
- Yaşama aynı yerden bakıyoruz. Tek tek saymayayım, onun bütününden çok razıyım.
◊ Evlilik, hayal listenizde farklı ülkeleri gezmeden sonra geliyor. Dünya haritasını pembe panjurlu evin önüne koymanızı, özgür ruhunuzun duygusallığınızı ikinci plana atmasıyla açıklayabilir miyiz?
- Planlarım, bizim planlarımız. O yüzden bize her yer pembe (gülüyor)...