30 Nisan 2017
Vitamin takviyeleri işe yarıyor mu?
20 Mart 2017
Vitamin takviyelerinin güçlü bir sağlık kalkanı oluşturup hastalıklardan korudukları, bedene kuvvet ve direnç kazandırdıkları düşünülür. Ama bu herkes için her zaman, her vitamin için geçerli bir bilgi değildir.

Vitamin takviyelerinden -özel durumlar dışında- sadece eksiklikleri söz konusu olduğunda istifade etmek daha doğru bir yoldur.
Diğer taraftan bazı vitaminlerin eksikliğinin diğerlerinden daha çok görüldüğü de kesindir. Özellikle B12 ve D vitaminleri için durum böyledir.
Yaşı 50’yi, 60’ı geçen her iki kişiden birinde ya D vitamini, ya B12 vitamini ya da ikisi birden yetersizdir, eksiktir.
Ne iyi ki ikisi de kan seviyeleri test edilebilen, eksiklikleri kolayca yerine konulabilen moleküllerdir.
B12 vitamini eksikliğinin neden önemli, noksanlığının neden süratle giderilmesi gerektiği konusunun detaylarına gelince. Buyurun...

B12 beynin sütü
belleğin dostudur

B12 vitamini sağlıklı beyin fonksiyonları, sinir sistemi işlevleri ve kırmızı kan hücrelerinin üretiminde önemli görevler üstlenir. Karaciğerde uzun süre depolanabilen, emilimi için de midede üretilen çok özel bir maddeye ihtiyaç duyan bu vitaminin eksikliği halinde mühim sorunlar çıktığı da kesindir.
Eksikliği -esas kaynağı hayvansal besinler olduğu için- en sık vejetaryen ve veganlarda görülmekte, yaşlıların da sık sık B12 eksikliği yaşadıkları bilinmektedir.
Mide ameliyatı olanlar, kronik bağırsak hastalığı problemi yaşayanlar, bazı ilaçları -metformin- uzun süre kullananlarda da B12 eksikliğine rastlanabiliyor.
Kan ölçümleri yapılarak eksikliğin seviyesi belirleniyor. Genelde 300 üzeri yeterli gibi görünse de prensip olarak güvenli aralık 600-900 aralığı gibi kabul ediliyor. B12 azalınca da beyin/sinir sisteminin işleri aksıyor, yorgunluk, bitkinlik, unutkanlık baş gösteriyor. 

B12 eksikliğinde neler oluyor?

◊ Kansızlık sorunu ortaya çıkıyor.
◊ Konsantrasyon problemleri başlıyor.
◊ Unutkanlık problemi gelişiyor, varsa hızlanıyor.
◊ Yorgunluk, bitkinlik baş gösteriyor.
◊ İsteksizlik, hatta depresyon bulguları ortaya çıkabiliyor.
◊ Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu tehdidi başlıyor.
◊ Kemik bütünlüğü daha çabuk ve daha hızlı bozuluyor.

Sizin de ihtiyacınız var mı?

Eğer dengeli ve düzenli beslenen biriyseniz ve yeteri kadar hayvansal besin yiyorsanız, ayrıca sağlam bir mideniz var ve o mide yeterli miktarda B12’nin yol arkadaşı “iç faktör”ü üretebiliyorsa, bağırsaklarınızda bir emilim sorunu da söz konusu değilse durduk yere ilave bir B12 hapı yutmanız ya da B12 iğneleri yaptırmanız gerekmez.
Eğer laboratuvar analizlerinde ciddi bir eksiklik belirlenmişse eksiği yerine koymak amacıyla sizin B12 hapı/tableti/kapsülü mü yutacağınıza ya da B12 ampullerinden mi faydalanacağınıza doktorunuz karar vermeli. 

B12 en çok
nelerde var?

· Karaciğer
· Sığır böbreği
· Balıklar
· Yumurta
· Hindi ve tavuk
· Süt ürünleri

Probiyotik alırken nelere dikkat etmeli?

Probiyotik destekler de neredeyse omega-3’ler, B12 ve D vitaminleri kadar yaygın kullanılan besin destekleri haline geldi.
Doğru mu yapıyoruz? Evet! Nasıl ki global bir omega-3 ve D vitamini açlığı içindeyiz, probiyotikler için de aynı şey söz konusu.
Yeni beslenme düzenimiz tıpkı omega-3’ler gibi probiyotik bakterileri de hayatımızdan aldı götürdü. Ayrıca biz de lüzumsuz antibiyotik kullanımlarımız ve yediğimiz etlerdeki antibiyotik yükü nedeniyle bağırsağımızdaki mevcut rezervlerin canına okuduk.
Netice olarak probiyotiklere hepimizin ihtiyacı var. Hepimiz probiyotik fakiri olduk. Peki hangi probiyotiklere ihtiyacımız var? Bu sorunun cevabı çok ama çok önemli. Çünkü probiyotiklerden faydalanmanın da bir adabı var. Detayı, ayrıntıları var. O ayrıntıları aşağıdaki kutuda özetledim...

Probiyotik kullanmanın alfabesi

Mesela kullandığınız probiyotiğin mide asit ortamını başına bir iş gelmeden aşabilmesi gerekiyor. İçinde bağırsaklarınızda kolonize olabilecek kadar çok sayıda bakteri içermesi de mühim bir ayrıntı. Ayrıca kolonizasyon sağlayacak kadar uzunca bir süre onları yutmaya devam etmeniz de sürecin olmazsa olmazlarından.
Peki, bunları sağlamak yeterli mi? Değil. Çünkü sayıları 500’ü geçen farklı probiyotik ailesi var. Her birinin belirli bir alandaki etkinliği daha yüksek.

İshale farklı, kabızlığa farklı,
kiloya farklı probiyotik lazım

Probiyotiklerin kimi ishalseniz, ishali önleyip sizi rahatlatıyor. Kimi de kabızlığınıza çare olup bağırsaklarınızı boşaltıyor. Yani kabızlık sorununda kullanacağınız probiyotiklerle (B.lactis, B.longun...) ishal sorununuzu çözmeniz için kullanacağınız probiyotikler (S.boulardii, B.coagulans...) farklı olabiliyor.
Dahası da var: Eğer mutsuz bağırsak sendromunuz varsa burada da daha farklı probiyotik kombinasyonlarına ihtiyacınız var. Mesela L.plantarum veya laktobasiller ile bifidobakterinin özel karışımları.
Kilo sorununuz varsa şu probiyotiği, beyin sağlığınızı desteklemek istiyorsanız bu probiyotiği kullanın diyenler de eksik değil.
Bağışıklık gücünüzü desteklemek için probiyotik seçimi yaparken dikkatli davranın. Çünkü orada da faydalı bakteriler söz konusu olabiliyor. Mesela mı? B. Bifidum! B. Longum!