29 Mayıs 2017
Ve FETÖ'cülük Sözcü'ye kalır
19 Mayıs 2017
FETÖ’ye para yağdıran işadamı kendini kurtarır...

FETÖ’ye kitap dolusu destanlar yazan kendini kurtarır...

FETÖ’nün Pensilvanya’sına dadanan kendini kurtarır...

FETÖ’ye “Hocam, elini ayağını öpeyim” diyen kendini kurtarır...

FETÖ’ye gittiğinde başını örten vekil kendini kurtarır...

FETÖ’yü adliyeye, emniyete, orduya dolduran kendini kurtarır.

FETÖ’yle kader birliği yapan kendini kurtarır.

Kısacası...

Annemin “Herkes kendini kurtarır, olan sana olur” sözü bir kez daha gerçek çıkar:

Herkes kendini kurtarır.
FETÖ’cülük Sözcü’ye kalır.


CELAL ÜLGEN
AVUKAT Celal Ülgen, yıllarca Ergenekon ve Balyoz davalarında FETÖ’cü savcı ve hâkimlere karşı dişe diş mücadele verdi.



Gün döndü, devran döndü...
Aynı Celal Ülgen bu kez de...

FETÖ’cülükle suçlanan Sözcü gazetesi çalışanları için dişe diş mücadele vermeye başladı.

Kader mi?
Talih mi?
Ağyar mı?
Acep ne?


İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ HASTASI GÜZİDE BİR KURUM: RTÜK
ADAMLAR kafayı ifade özgürlüğüyle bozmuşlar.

Söz konusu Ahmet Hakan olduğunda... En ağır hakaretleri bile anında ifade özgürlüğü kapsamına alıveriyorlar.

Söz konusu İsmet Paşa olduğunda... Karısına falan sövmek bile ifade özgürlüğü kapmasına giriveriyor.

İfade özgürlüğü konusunda uzay çağını bile aşmış durumdalar.

Sırf “ifade özgürlüğünü zedeler miyiz acaba” diye küfre, hakarete falan bile aşırı tolerans gösteriyorlar.

Yalnız bir kusurcukları var bu ifade özgürlüğü şampiyonlarının...

Söz konusu bugünün egemenleri olduğunda...

En küçük bir eleştiriyi bile...

Alıveriyorlar “Devlet büyüklerine hakaret” kapsamına...

“E hani ifade özgürlüğü muhteremler?” diye sorsak sanırım “O kadar da değil mübarek o kadar da değil” cevabını alırız.


FAKİRLER NE YAPSIN?
MANKEN Özge Ulusoy, bir üniversitede “Aşktaki Önceliklerim” konulu bir konferans vermiş.



Öğrencilerden biri sormuş kendisine:

“Mankenler neden zengin işadamlarıyla çıkıyor?”

Cevap vermiş Özge Ulusoy:

“Ne yapsın mankenler? Fakirlerle mi çıksın?”

Güzel ve etkili bir cevap.

Ama bir kusurcuğu var:

Tezin işaret ettiği türden sınıf çatışmasının şıngırtısı arasından kafayı çıkaran şu soruya bir cevap veremiyor:

“Bu durumda fakirler ne yapsın Özge bacım, fakirler ne yapsın?”


RUSYA'NIN YENİ BÜYÜKELÇİSİ
FOTOĞRAFINI açtım.

Bir de ne göreyim!



Bir tutam eskilerden Güneş Taner almışlar...
Bir tutam da Rifat Hisarcıklıoğlu almışlar.
Bu ikisini karıştırıp üzerine birkaç tutam Melih Gökçek serpmişler...

Ve servise hazır...

Hâlâ gülüyorum.


RAMAZAN YAKLAŞIRKEN... ORUCU BOZAN ŞEYLER
ALÇAKLIK yapmak.

İftira atmak.

Merhametsizlik etmek.

Yalan söylemek.

Arkadan vurmak.

Aman dileyene kılıç sallamak...

Hep bel altı çalışmak...

Sövmek... Bilhassa anaya, bacıya sövmek...

Haksızlık karşısında susmak...

Güçsüzü ezmek...

Güçlüye yaltaklanmak...


BANALİTENİN CAZİBESİ
“AMAN Ormancı, canım ormancı” diye bir türkü var ya...

Çok banal bir türkü...

Ama kendimi dinlemekten alıkoyamıyorum.


TAKTİK MAKTİK YOK BAM BAM BAM
ATATÜRK’ün Samsun’a çıkışı...

İlk meşaleyi yakışı...

İmkânsızlıklardan imkân devşirişi...

Bunların tümünü günümüz tabiriyle şöyle özetleyebiliriz:

Taktik maktik yok...
Bam bam bam.


BU MİLLET KİME REY VERMEZ
ASKERE...
Polise...
Akademisyene...



SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Content Video - Son 24 saatte ne oldu? (19.05.2017)