18 Ekim 2017
Anadolu’nun sırrı bu taş yazıtta mı gizli
Celal ÖZCAN / BERLİN
12 Ekim 2017
Alman jeoarkeolog Eberhard Zangger, piyasaya cuma günü çıkacak yeni kitabında Anadolu’da çok eski kültüre sahip Luvi adında bir halkın yaşadığını, Avrupa’nın Türkiye’ye karşı ideolojik nedenle bu kültürü görmezden geldiğini savunuyor.

BUNDAN 3 bin 200 yıl önce Akdeniz kıyılarındaki şehirleri, limanları, sarayları yerle bir eden bir ‘dünya savaşı’ yaşandı. Bu savaşçı halk, Akdeniz’de Milet’i, Girit’te Minos uygarlığının başkenti Knossos’u, Kıbrıs’ta, Suriye’de liman kentlerini yakıp yıktı. Ortadoğu’yu kasıp kavuran savaş, Mısır’a kadar uzandı. Mısır’ın en önemli Firavunu III. Ramses başını zor kurtardı. Ramses’in mezar taşına bu savaşçıların, başlarında boynuzlu miğferleri, ellerinde ok, kalkan ve kılıçları, savaş gemilerinde kuş kafası resimleri çizildi. Kuzey’den denizden geldikleri, 6 kavmin bir birlik oluşturduğu notu düşüldü. Kimdi bunlar? 

Bugüne kadar bu savaşçıları bazı arkeologlar Likyalı, bazıları Etrüskler, bazıları Lukkalılar, Bazıları ise Balkanlardan gelen bir kavim olarak niteledi. Denizden geldikleri bulgularından hareketle ‘deniz kavimleri’ denildi. Anadolu’daki Hitit İmparatorluğu’nu, Yunanistan’daki Miken uygarlığını onlar yıktı.

HEDEF YOK ETMEKTİ
Jeoarkeolog Eberhard Zangger, yeni yayınlanan Almanca ‘Die Luwier und der Trojanische Krieg’ adlı kitabında bu halkın, Anadolu’nun en eski yerleşik halkı Luviler olduğunu yazdı. Dr. Zangger daha önce de ‘Atlantis Troya’dır’ kitabında kayıp kıta Atlantis’in Troya olduğu teziyle tüm dünyada birden isim yaptı ve yoğun tartışmalara yol açtı. Zangger yeni kitabında Troya’nın da bir Luvi kenti olduğunu savunuyor.
Zangger, Almanca yayınlanan Luviler ve Troya Savaşı adlı kitabında Miken krallığının, Troya’ya savaş açmasının nedeninin, Ortadoğu’yu yakıp yıkan ve büyük bir imparatorluk kuran Luvileri yok etmek olduğunu ve sonunda Troya’yı yerle bir ettiklerini savunuyor.

İDDİANINN KAYNAĞI AFYON’DA
Zangger, Akdeniz’deki kentleri yakıp yıkanların Luviler olduğu tezini MÖ 1190 yılına ait, Afyon yakınlarındaki Beyköy’de bulunan, 30 metre uzunluğunda Luvi dilinde yazılmış taşyazıta dayandırıyor. Bu yazıtta baskınları düzenleyenlerin isimleri, amaçları ve motifleri yer alıyor.
Zangger, arkeologların bugüne kadar Luvileri görmezlikten gelmesini ise Avrupa’nın Türkiye topraklarında Batılı yüksek bir kültür yaşadığını yok sayma ideolojisinden kaynaklandığını savunuyor. Batı Anadolu’da yaşayan Luvilere ait 340 yerleşim yeri belirlenmiş bulunuyor. O zaman Luvice konuşulan bölge, Miken krallığından üç kat, Hitit İmparatorluğu’ndan ise 5 kat daha büyük. Verimli toprakları zengin bir bakır, tunç, gümüş ve altın madenlerine sahip. Ülke içlerine kadar uzanan ırmaklar canlı bir ticaret ağını sağlıyor. Zangger’e göre Luvi uygarlığı bugüne kadar keşfedilmemiş bir kültür.

HİTİT DİLİNDE ‘IŞIK İNSANI’ ANLAMINA GELİYOR
Arkeologların tersine dil bilimciler arasında Batı Anadolu’da Luvice diye bir dilin konuşulduğu tartışmasız. İsviçreli dilbilimci Emil Forrer, 1920’li yılların başında Luvilerin Hititlerden çok daha büyük bir halk olduğunu yazdı. Kibele, Afrodit, Apollon ve Artemis gibi tanrı ve tanrıça adları da Anadolu’da en yaygın dil olan Luvicedir. Luvi, Hititçe’de ışık insanı anlamına geliyor. Ancak Luviler, Hititlerin Akdeniz’de başka halklara karşı savaşlarda kullandığı bir kavim miydi veya düşmanı mıydı, henüz araştırmaya açık bir konu.