18 Aralık 2017
'Türk Sanat Müziği Günü' böyle ortaya çıkmış...
Sertaç VİRANCIK / İSTANBUL
06 Aralık 2017
TAKVİM yaprakları 6 Aralık 1931’i gösterdiğinde güneş, karlar altındaki Bursa’nın üzerine bir başka doğdu...

TAKVİM yaprakları 6 Aralık 1931’i gösterdiğinde güneş, karlar altındaki Bursa’nın üzerine bir başka doğdu... Gelecekte ‘Sanat güneşi’ olarak anılacak olan Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük sanatçısı kabul edilen Zeki Müren, hayata ‘merhaba’ dedi. Bu günü özel kılan ise ilki 2012 yılında kutlanan ‘Türk Sanat Müziği Günü’nün 6’ncı yıl dönümü olması. ‘Türk Sanat Müziği Günü’nün isim babası namı diğer ‘Twitter İmamı’ Onur Akay’la bir araya gelip, hikayeyi ondan dinledim. Kendisiyle Bülent Ersoy’la mahkemelik olmasından tutun da ilk kendisinin duyurduğu ölüm haberlerine kadar her şeyi konuştuk... zekimuren86yasinda

-Öncelikle Bülent Hanım’la (Ersoy) aranızdaki anlaşmazlık nedir?

- Bülent Ersoy, kendisinin gençlik yıllarından kalan bir fotoğrafını paylaştığım için bana 50 bin liralık tazminat davası açtı. Fotoğraf kendisinin orijinal fotoğrafı. Bu fotoğraf daha önce televizyonlarda da yer aldı. Fotoğraf montaj da değil üstelik... Ben paylaşınca olay oldu.  Bu davadan bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Davayı ben kazanacağım bundan eminim.

-Bülent Hanım’la bu konuyu konuştunuz mu?

- Hayır ne yüz yüze ne de telefonla hiç konuşmadım. Aracılar vasıtasıyla iletişim kurduk. Ama son zamanlarda bana yumuşadığını öğrendim. ‘Elimi öpsün’ dediğini duydum.. Buna çok sevindim. Seve seve yaparım.

- Kendisini çok sevdiğini biliyorum ve örnek aldığın tek kişi olarak biliyorum?

- Tabii ki; kendisinin şarkılarıyla büyüdüm ben. O benim 1 numaram. Bülent Hanım hakkında geçtiğimiz günlerde bir açıklamam oldu. ‘Benimle evlense hemen evlenirim’ dedim. Ama ben onu sanatı için söyledim. Sanatına olan aşkı nedeniyle söyledim.

- Ama bu resmen evlilik teklifi.

- Ben onun elini öpmek istiyorum. Özür niyetinde öpmek istiyorum. Ona çok büyük saygım var. O fotoğrafı yayınladığım için pişmanım. Fotoğrafı yayınlamamın sakıncası olduğu için değil, tamamen onu üzdüğüm için pişmanım. Ona olan sevgimi daha nasıl anlatabilirim ki?

- Son zamanlarda sosyal medyada yayınladıkların olay oluyor. Sana davalar açılıyor, senden şikayetçiler var.

- 90 yılından beri fotoğraf arşivim var. Daha bende kimlerin ne fotoğrafları var bir bilsen. Ben çocukluktan beri sanat camiasının içindeyim, sanatla iç içeyim. Eskiden bir çok ünlü bizim eve gelirdi, fasıl yapardık, annem onları yemek yapardı, güler eğlenirdik. Hepimizin gizlisi saklısı yoktu. Bu arşiv de o günlerden kalma birikimler.

- Kimler vardı bu isimler arasında?

- Yıldırım Gürses, Müzeyyen Senar, Behiye Aksoy daha aklıma gelmeyen çok değerli isimler ve aileleri.

- Sana ‘felaket tellalı’ diyorlar. Ölen, hastaneye yatan kim varsa önce senden duyuyoruz bunun sırrı nedir?

- ‘Sanat dünyasının felaket tellalı’ diyen de var ‘Twitter’ın imamı’ diyen de... Kendi kendine bu böyle oldu. Bir uğraş vermedim. Sanat camiasından kime bir şey olursa, ailesinden birileri beni arıyor. Haber veriyor. Ben tabii ki bunu hemen yazmıyorum. Araştırıp soruşturuyorum. Eğer doğrularsam sosyal medyadan yayınlıyorum. İçlerinde beni tanımayan bir sürü kişi var. ‘Ben şu sanatçının hayranıyım. Şöyle bir şey var’ diyenler çoğunlukta. ‘Van’dan arayıp muhtarımız öldü yazar mısınız?’ diyenler bile var. Unutulmuş bir kenara atılmış insanları yazıyorum ben. Suat Bey vefat ettiğinde 15 gün yazmadım. Bilerek yazmadım. Ama baktım ki kimseden ses yok. Ben yazınca sonra olay oldu.

- Senin bestelerin de var.

-Evet, ilk bestemi 13 yaşında yaptım. Ve rahmetli Zeki Müren bu bestemi aldı, yorumladı. Sözleri Zeki Müren’e bestesi bana ait; Gönlümdeki bahar geçti kış geldi. Tabi rahmetli Zeki Müren’le çalışınca bir çok ünlü benden beste yapmamı istedi. Benim yaşımı o zamanlar çoğu kişi bilmiyordu. Yaşımı büyük sanmışlar. Oysa 1994 yılında sevgili Seda Sayan beni televizyon programına çıkartınca bir çok kişi o zaman beni tanıdı.

- Zeki Müren seni nasıl buldu?

- Kendisi Bodrum’da kalıyordu. Orada sahneye çıkıyordum. Kendisi beni dinlemiş ve beste yapmamı istemiş. Bana ondan kalan en büyük miras. Kendisinin son dönemleriydi maalesef. Daha sonra Zeki Bey’le çalışma fırsatım olmadı ne yazık ki.

-  Zeki Müren’in doğum günü 6 Aralık, Türk Sanat Müziği olarak kutlanıyor. Bunun isim babası sensin. Nereden aklına geldi?

- 2012 yılında Dünya Tiyatrolar Günü’ydü. 27 Mart’tı. Annemle oturuyorduk evde. ‘Neden Zeki Müren’in günü yok’ dedim kendi kendime. ‘Nasıl olur da sanat camiası bunu düşünememiş’ dedim. Bunu ilk olarak Facebook’a yazdım. O mesaj bir anda patladı. Bir hafta sonra TRT’de canlı yayına bağlandım. ‘Sanat Güneşi Zeki Müren’in doğum günü olan 6 Aralık, Türk Sanat Müziği’ günü olsun’ dedim. Büyük ilgi gördü ve ilk olarak 2012 yılında kutlanmaya başlandı. Bu sene 6’ncısı kutlanacak. Devlet korolarından diğer korolardan destek geldi bugüne ama Türk Sanat Müziği sanatçılarından maalesef destek görmedim.

- Kim bunlar?

- Emel Sayın, Bülent Ersoy, Gönül Yazar, Müzeyyen Senar. Bu konuda hiçbir açıklamaları bile olmadı. Bu beni çok üzüyor.

- Ne yapılıyor bugünde?

- Bütün musiki cemiyetleri bu güne konserler koyuyor. Fasıllar yapılıyor. Zeki Müren’in doğum günü kutlanıyor, kendisi anılıyor.

- Kaç besten var?

- Sayısını bilemiyorum. Ama bir çoğu TRT’de yayınlandı. En sonuncusunu bu yıl yaptım. Sözleri bana ait bir albüm yaptım. Bestesi TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı Cengizhan Sönmez’in. Cengizhan’ın eşi okuyacak. Benim ise bugüne kadar 2 albümüm çıktı. Bir tane de single’ım var. İlki ‘Bu gece kalıyorum’ ardından ‘İstanbul ağlıyor.’ Bu gece kalıyorum, Mahallenin muhtarları dizisinde yer almıştı. O dizi de ben de oynamıştım. Ardından Şöhretler Kebapçısı’nda da bulundum.

- Peki ya film?

- (Gülerek) O da geliyor yolda. Bir gazino sahibini oynayacağım. Onun için kilo aldım. Çok yakında çekimlerine başlayacağız. 2018’de ekranlarda olacak.

- Sanat camiasında eksik olan nedir?

- Birbirine destek diye bir şey yok sanat müziğinde. Birbirini çekememezlik var. Popçuları beğeniyorum çünkü onlarda bu yok. Bizim gibi değiller, birbirlerini tutuyorlar. Bir de eğitim çok önemli. Eğitimsiz çok kişi var piyasada.

- Senin eğitimin nedir?

- İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Musikisi Nazariyatı bölümününde 6 yıl okudum. Ardından 4 sene Haliç Üniversitesi Türk Musikisi Ses Eğitimi bölümünü tamamladım. Prof. Dr. Alâeddin Yavaşça, Süheyla Altmışdört ve Nevin İnam Karındaş gibi dönemim en önemli hocalarından musiki dersleri aldım. Dönemin en usta isimleriyle çalıştım. Sana çok önemli bir şey söyleyeyim; Eğer ben Osmanlı döneminde yaşasaydım Saray’ın bana altın vermesi lazımdı. Benim musikiye kazandırdığım 3 makam var. Müstear’lı Nikriz, Müstear’lı Hicaz, Zirgüle’li Pençgâh; bunlar 3 bileşik makam. Bunları örnek eserlerle tanıttım. Bestelerini ben yaptım.


Sertaç Virancık - Onur Akay

- Peki bunun doğruluğunu kabul eden kim?

- Bu musiki otoriteleri kabul etti, seslendirdiler. Türk Musikisi Nazariyatı ve Usulleri İsmail Hakkı Özkan ve Necdet Atılgan. Bu iki ismin musiki hakkında kitapları vardır. Başka da kimsenin yok zaten.

- Son dönemde senden başka makam bulan var mı peki?

- Hayır sadece ben. (Gülerek) Bu altın konusunda çok ciddiyim aslında. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’dan altın bekliyorum. Osmanlı döneminde veriliyordu. Bana da vermeleri gerek.